Bir Geleneğin Adı: Sıla-i Rahim

Muharrem Özışık

15-03-2026 13:53

 

Bazı değerler vardır ki yalnızca bir gelenek değil, aynı zamanda toplumun ruhunu ayakta tutan görünmez bağlardır. Sıla-i rahim de işte bu değerlerden biridir. Akrabalık ilişkilerini sürdürmek, yakınları ziyaret etmek, hâl ve hatırlarını sormak, ihtiyaç duyduklarında maddi ve manevi destek olmak… Kısacası insanın kökleriyle bağını canlı tutmasıdır.
Çocukluk yıllarımı düşündüğümde sıla-i rahmin en güzel hâlini bayram sabahlarında görürdüm. Babam, anne ve babası hayattayken kardeşleriyle birlikte her bayram sabahı dedemin evinde toplanırlarmış. Dedemin vefatından sonra da bu gelenek bozulmadı. Ailenin en büyüğü babam olduğu için amcalarım bayram namazından çıktıktan sonra aileleriyle birlikte bizim evde toplanmaya başladılar.
Bayram sabahları evimizde bambaşka bir atmosfer olurdu. Mutfaktan gelen kahvaltı kokuları, evin içinde dolaşan bayram telaşı ve kalabalık sofranın etrafında yapılan sohbetler… O sofralar sadece yemek yenen değil, gönüllerin buluştuğu sofralardı. Kahvaltının ardından aile içinde bayramlaşılır, büyüklerin elleri öpülür, küçüklere babam ve amcalarım tarafından bayram harçlığı verilirdi. Dualar alınır, ardından herkes akraba ve eş dost ziyaretleri için yola koyulurdu.
O yıllarda belki bunun anlamını tam kavrayamıyorduk. Fakat bugün geriye dönüp baktığımda yaşadığımız şeyin sıla-i rahmin en güzel örneklerinden biri olduğunu daha iyi anlıyorum. Aynı sofrayı paylaşmak, bir araya gelmek, birbirinin hâlini hatırını sormak ve gönül bağlarını diri tutmak…
Zamanla hayatın ritmi değişti. Şehirler büyüdü, insanlar iş ve eğitim sebebiyle farklı yerlere dağıldı. Günümüzün ekonomik şartları, yoğun çalışma temposu ve şehir hayatının bitmeyen koşturmacası, akrabaların bir araya gelmesini zorlaştırıyor. Bir zamanlar aynı mahallede, hatta aynı sokakta yaşayan akrabalar bugün kilometrelerce uzaklarda hayatlarını sürdürüyor.
Fakat şartların değişmesi sıla-i rahmin önemini azaltmıyor; aksine onu daha da kıymetli hâle getiriyor. Çünkü sıla-i rahim sadece kapı çalıp ziyaret etmekten ibaret değildir. Bazen bir telefonla hâl hatır sormak, bazen zor bir zamanda yanında olmak, bazen de sevinci ve hüznü paylaşabilmektir.
Toplumların gücü, aile bağlarının sağlamlığıyla ölçülür. Akrabalık ilişkilerinin güçlü olduğu bir toplumda dayanışma da güçlü olur. Bu yüzden modern hayatın yoğunluğu içinde belki de en çok korumamız gereken değerlerden biri sıla-i rahimdir.
Şehirler büyüyebilir, mesafeler artabilir. Ama gönüller birbirinden uzaklaşmamalıdır. Bazen bir kapıyı çalmak, bazen bir büyüğün duasını almak, bazen de yıllardır görüşmediğimiz bir akrabayı arayıp “Nasılsın?” demek…
İşte sıla-i rahim tam da budur:
Mesafeler ne kadar artarsa artsın, gönül bağlarını koparmamaktır.

DİĞER YAZILARI Türk Toplumu Savaşı Değil, Dengeyi Gözetir. 01-01-1970 03:00 Ramazan, Sadece Takvimde Değil, Kalplerde İz Bırakan Bir Aydır 01-01-1970 03:00 Ekranın Değil, Değerin Peşinde Olun 01-01-1970 03:00 Ya Gassalden Sonrası 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya, Başımıza Geçirilmiş Islak Deve Derisi! 01-01-1970 03:00 Hırs, Haram ve Helal... 01-01-1970 03:00