GELECEĞİMİZİ, AİLEMİZİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZİ KORUMAK ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR
Toplumlar güçlü aile yapısıyla, aileler ise köklü manevi ve ahlaki değerlerle ayakta kalır. Aile, bir milletin harcı, geleceğimizin ise en sağlam teminatıdır. Bu temelin ilk adımı olan evlilik müessesesi ve düğünlerimizin, milli ve dini geleneklerimize uygun, hayırlı başlangıçlarla kurulması büyük önem taşımaktadır. Nitekim Kayseri İl Müftülüğümüzün, resmi nikah kıymak isteyen çiftlerimize sunduğu ücretsiz nikah salonu hizmeti, aile kurumunu teşvik eden son derece kıymetli ve takdire şayan bir adımdır.
Ancak bugün geldiğimiz noktada; seküler, modernist ve batıl ideolojilerin, medya ve popüler kültür mecraları üzerinden fıtrata aykırı akımları toplumumuza zerk etmeye çalıştığına üzülerek şahit olmaktayız. Son dönemde "Chakma" vb. isimlerle ortaya çıkan, gençlerimizi ve çocuklarımızı hedef alarak cinsiyetsizleştirme dayatmasını marjinal bir özendirmeyle meşrulaştırmaya çalışan oluşumlar, manevi bünyemize yöneltilmiş açık bir tehdittir.
Yalnızca İslam inancı değil, yeryüzündeki tüm semavi dinler, kadim inançlar ve meşru toplum düzenleri, insan fıtratını ve ahlaki değer yargılarını korumayı esas alır. Nitekim bahsi geçen grubun kutsal sembolleri istismar etmesi ve cinsiyetsizleştirme söylemleri karşısında Türkiye Ortodoks Topluluğu dahi sert bir açıklama yaparak bu marjinal dayatmalara ve dini değerlerin hafife alınmasına tepki göstermiştir. Fıtrata ve inanca yönelik bu saldırılar, hangi din veya kültürden olursa olsun tüm toplumların ortak hassasiyetidir. Tarih boyunca mukaddesatına bağlılığıyla bilinen Anadolu topraklarında bu tür küresel ve yozlaştırıcı akımların zemin bulmaya çalışması, üzerinde ciddiyetle durulması gereken hayati bir husustur.
Çanakkale’de ecdadımızın geçit vermediği şey, sadece düşmanın fiziki varlığı değil; aynı zamanda Batı’nın sömürgeci anlayışı ve ahlaki değer yargılarıydı. O gün "Çanakkale Geçilmez" diyerek savunduğumuz kutsal değerlerimizin bugün popüler kültür ve batıl ideolojiler eliyle iğdiş edilmeye çalışılması karşısında sormak zorundayız: Çanakkale zihnen ve ahlaken geçilmek üzere midir?
Kayseri Gönüllü Kültür Kuruluşları Derneği olarak; bünyemizdeki 100’ü aşkın sivil toplum kuruluşu adına, nesillerimizin zihnini ve ahlakını zehirleyen bu yozlaşma dalgasına dur demek amacıyla ülkemizdeki tüm mülki idarelerimize, belediyelerimize, eğitim camiamıza ve tüm STK’larımıza açık bir çağrıda bulunuyoruz. Tüm devlet kurumlarımız ve yerelyönetimlerimiz; içi boş, değerlerimizden kopuk ve sırf "yapılmış olmak için" düzenlenen gösterişli organizasyonlar yerine, toplum mühendisliği içeren, aile yapısını güçlendiren ve gençlerimizi ihya eden projelere yoğunlaşmalıdır. Sivil toplum kuruluşlarımız ise gençlerimizi batıl akımların insafına bırakmayacak kuşatıcı adımlar atmalıdır. Geleceğimizi, ailemizi ve manevi değerlerimizi korumak adına tüm kurum ve kuruluşları kararlılıkla inisiyatif almaya ve ortak sorumluluk üstlenmeye davet ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Kayseri Gönüllü Kültür Kuruluşları Derneği



















