Kayseri Ekspres Haber
HV
13 EKİM Salı 16:41

AZERBAYCAN’DA BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM HAKKI ENGELLENEMEZ!

Mazlumder Kayseri Şube Başkanı Av. Abdullah Kaya yaptığı açıklamada aynen şunları söyledi:

GÜNCEL
Giriş Tarihi : 13-10-2026 15:44
AZERBAYCAN’DA BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM HAKKI ENGELLENEMEZ!

AZERBAYCAN’DA BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM HAKKI ENGELLENEMEZ!

İnanç ve kıyafet özgürlüğü, eğitim hakkının önünde bir engel değil; insan onurunun ayrılmaz bir parçasıdır.

İnsan hakları, insanın kimliğine, inancına, düşüncesine ve yaşam biçimine göre değişen ayrıcalıklar değildir. Eğitim hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, eşitlik ve insan onuruna saygı, herkes için güvence altına alınması gereken evrensel haklardır. Hiç kimse inancı, kıyafeti veya dini tercihleri nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılamaz.

Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin okullara alınmaması ve eğitim süreçlerinin dışında bırakılması yönündeki uygulamalar, insan hakları bakımından ciddi kaygılara neden olmaktadır. Azerbaycan’da 7 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen “Ümumi təhsil haqqında” (Genel Eğitim Hakkında) Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin düzenleme, devlet okullarında öğrencilerin ve eğitimcilerin kıyafet kurallarına uymasını öngörmektedir. Düzenleme başörtüsünü açıkça yasaklayan bir ifade içermese de kıyafet kurallarının uygulanma biçimi nedeniyle başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin haberler kamuoyuna yansımıştır. 

Bir öğrencinin eğitim hakkı, inancının gereği olarak tercih ettiği kıyafeti terk etmesi şartına bağlanamaz. Genel kıyafet kuralları, öğrencilerin dini özgürlüklerini ortadan kaldıracak, onları eğitimden uzaklaştıracak veya inançları nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakacak biçimde uygulanmamalıdır. Eğitim kurumlarının görevi öğrencileri inançları üzerinden sınıflandırmak değil, farklılıklarıyla birlikte eşit ve özgür bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır.

Azerbaycan Anayasası’nın 25. maddesi din ve inanç temelinde ayrımcılığı yasaklamakta; 42. maddesi eğitim hakkını güvence altına almakta; 48. maddesi ise vicdan özgürlüğünü düzenlemektedir. Aynı Anayasa’nın 18. maddesinde eğitim sisteminin laik niteliği belirtilmektedir. Ancak laiklik, bireylerin dini inançlarını görünmez kılmak veya dini sembollerini kamusal hayattan dışlamak için bir gerekçe olarak yorumlanmamalıdır. Devletin tarafsızlığı, farklı inançlara sahip kişilerin haklarını eşit biçimde korumasını gerektirir. 

 

28 Şubat’ın tecrübesi unutulmamalıdır

Türkiye, başörtüsü nedeniyle öğrencilerin eğitim haklarının engellendiği, gençlerin üniversite kapılarından geri çevrildiği, kadınların eğitim ve çalışma hayatında ayrımcılığa maruz kaldığı dönemleri yaşamıştır. 28 Şubat sürecinde yaşananlar, idari düzenlemelerin ve yasakçı uygulamaların insanların hayatlarında nasıl derin yaralar açabileceğini göstermiştir.

O dönemde başörtülü öğrencilerin yaşadığı mağduriyetler yalnızca bireysel hak kayıpları olarak kalmamış; aileleri, toplumu ve ülkemizin insan hakları sicilini de etkilemiştir. İnsanların inançları ile eğitim hakları arasında tercihe zorlanması, kuşaklar boyunca sürebilen mağduriyetlere yol açmıştır.

 

 

 

 

Türkiye’nin bu tecrübeden çıkarması gereken ders açıktır: Bir dönem hak ihlaline uğramış olmak, başka bir ülkede yaşanan benzer ihlaller karşısında sessiz kalmayı haklı göstermez. İnsan hakları, sınırların ve siyasi tercihlerin ötesinde evrensel ilkelerdir. Dün ülkemizde yaşanan mağduriyetlere itiraz edenlerin, bugün Azerbaycan’da benzer sorunlarla karşılaşan öğrencilerin haklarını da savunması gerekir.

Eğitim hakkı, kıyafet şartına bağlanamaz

Bir öğrencinin başörtüsü nedeniyle okuldan uzaklaştırılması, derslere alınmaması veya eğitimini sürdürmesinin fiilen imkânsız hâle getirilmesi, eğitim hakkının yanı sıra din ve vicdan özgürlüğü ile eşitlik ilkesi bakımından da ciddi sorunlar doğurur.

Çocukların ve gençlerin eğitimden uzaklaştırılması, yalnızca bugünkü öğrenim hayatlarını değil, gelecekteki sosyal ve ekonomik imkânlarını da etkiler. Devletlerin eğitim politikaları, öğrencileri inançlarından vazgeçmeye zorlamak yerine herkesin eğitim hakkını korumayı esas almalıdır.

Dünyanın neresinde olursa olsun, dini inancını yaşamak isteyen bir öğrenci ile eğitim hakkından yararlanmak isteyen bir öğrenci arasında tercih yapmaya zorlanan bir insanın yaşadığı sorun, insan haklarının temel meselesidir. Bu nedenle Azerbaycan’daki uygulamalar karşısında yapılması gereken, öğrencilerin eğitimden dışlanmasına yol açan uygulamaları sona erdirmek ve temel hakları güvence altına almaktır.

 

MAZLUMDER olarak Azerbaycan’daki yetkililere ve ilgili eğitim kurumlarına şu çağrılarda bulunuyoruz:

1. Başörtülü öğrencilerin eğitim hakkını engelleyen uygulamalara son verilmelidir. Hiçbir öğrenci dini inancı ve kıyafeti nedeniyle derslerden, sınavlardan veya eğitim imkânlarından mahrum bırakılmamalıdır.

2. Kıyafet düzenlemeleri temel haklarla uyumlu hâle getirilmelidir. Genel kıyafet kuralları, din ve vicdan özgürlüğünü ortadan kaldıracak veya belirli bir inanç grubunu eğitimden dışlayacak biçimde uygulanmamalıdır.

3. Eğitim kurumlarında ayrımcılığın önüne geçilmelidir. Öğrencilerin başörtüsü nedeniyle aşağılanmasına, baskıya maruz bırakılmasına ya da eğitim hayatından uzaklaştırılmasına izin verilmemelidir.

4. Mağduriyet yaşayan öğrencilerin eğitim hakları iade edilmelidir. Derslere ve sınavlara katılımın önündeki engeller kaldırılmalı, eğitimden mahrum kalan öğrencilerin kayıplarını telafi edecek etkili tedbirler alınmalıdır.

5. İnsan hakları kuruluşları ve uluslararası kurumlar süreci takip etmelidir. Eğitim hakkı ve din özgürlüğü bakımından ortaya çıkan ihlaller bağımsız biçimde incelenmeli, etkili başvuru ve telafi mekanizmaları ivedilikle işletilmelidir.

                                                                                                                 

AdminAdmin

YORUMLAR