KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 31-12-2020 15:04   Güncelleme : 31-12-2020 15:04

Masal Hanım'ın Yazar Betül Fırat ile Röportajı

Masal Hanım'ın Yazar Betül Fırat ile Röportajı

1.Kısaca kendinizi anlatır mısınız?

Ben Betül FIRAT, 13 Ekim 1984 Ankara’nın başkent oluşunun yıl dönümünde Amasya’da doğmuşum. Memleketim masallar diyarı olarak anılan Amasya’dır. Ailemin 4 çocuğundan ilkiyim. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ziraat Mühendisliğini 2010 yılında tamamlayarak 2012 yılında da Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesine teknik personel olarak atandım. Daha sonra 2018 yılında Yüksek Lisansımı tamamladım. 2020 yılında da kurumumda Eğitim Görevlisi onayımı almış bulunmaktayım. Engelli personel kadrosunda mühendis olarak başladığım görevlerime devam etmekteyim. 2007-2009 Yılları arasında Engelli Halter (Benç Press) ile de ilgilenmiş olup orta sıklette Türkiye 2. Liğini yakalamış bulunmaktayım. Ankara’da ikamet etmekteyim. Başkenti evim olarak sahiplenmiş bulunsam da soran olursa Türkiyeliyim ben derim; belli yerlerini görüp, yaşayıp kalan yerleri de zaman içerisinde görme hevesiyle. Ülkemi de içindeki insanlarımızı ve doğasını seviyorum. Tam bir vatanseverim.

Hayatın rengârenk olduğunu düşünen biriyim. Her şey var hayatta. Mavinin Fecri Kitabımda önsözde de yazdığım gibi barış, sevgi, adalet ve aşk dolu olsun her yanımız.

Kitap kurdu olduğum doğrudur. Kitaplarımın envanterini tutacak kadar önem vermekteyim buna. Aynı zamanda sürekli yazmamla da tanınırım. Edebiyatın bu kadar içinde olup; biraz da duygusal olduğum düşünülürse yazmamak benim için bir kayıp olacaktı. Susmayan bir beynim var. Her zaman üretmeye programlı olmak evet biraz yorucu da olsa gerçekten keyifli de.

 

2.Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?

Yazmaya lise yıllarında başladım. Diyarbakır Anadolu Öğretmen Lisesi mezunuyum. Lisede şiir dinletilerimiz olur ve ezberlediğimiz ünlü şairlerin dizelerini okurduk. Edebiyatla da o yıllarda tanışmış kitapların en iyi arkadaş olduğunu öğrenmiştim. Yüzün üzerinde yazdığım şiirim, çeşitli yerlerde yayınlanmış köşe yazılarım ve içimde başka bir ben bulunmakta; deneme yazıları bulunan kitabım haricinde.

3. yazmanızda en büyük etken nedir?

Edebiyatı seviyorum. Kitap okurken yazarla sohbet etmiş gibi haz alıyorum. Yazmak biraz içsel bir şey. İlham perilerim benimle birlikte diyebilirim ancak. Hislerimin güçlü olmasının, daha yoğun yaşamamın duyguları ve hayal gücümün kuvvetli olmasının büyük etken olduğunu düşünüyorum.

4. yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir peki?

Geceler benim derim ki çoğu yazımın da yazılma vakitleridir. Daha önce de dediğim gibi susmayan bir beynim var. Birinin sürekli size bir şeyler fısıldaması gibi. Bazen bu fısıltıları aktarmak için müsait olmuyorsunuz. Özellikle de çok derin uykudaysanız büyük bir mücadele vermeniz gerekli; uyanıp da bunları kâğıda dökmek için. Her aklımdan geçeni aktarmaya yetişememek ve sonrasında neydi diye hatırlamaya çalışmak zihnimi yorabiliyor. Tabi aynı ilham perileri de her an sizinle olamayabiliyor.

5. kitabınız daha çok hangi yaş gruplarında ilgi çekiyor?

Henüz çok yeni olmama karşın yetişkinler ve üzerinde her yaştan ilgi görmekte. Özellikle de orta yaşın takdirini toplamış durumda. Bir nebze de olsa duygu ve düşüncelere tercümanlık yapabiliyorsam ne mutlu bana.

6. Yazarken ilham aldığınız şey nedir? Bir kişi olabilir bir nesne olabilir. O ilham periniz size ne olunca geliyor?

Hayatı, yaşamı yoğun olarak düşündüğüm zamanlarda geliyor ya da bilinçaltımın açık olduğu zamanlar diyelim. Belli bir olay veya kişiler çok ilgi alanımda değil açıkçası. Bir konu ile ilgili konuşurken ya da düşünürken veyahut bir şey okurken bir anda kozasını yırtıp çıkmaya çalışan bir kelebek gibi çırpınır kelimeler içimde. Bayrama not, bayram çocukları, kadınlar ve hayatla ilgili olanlar bu şekilde ortaya çıkan denemelerim. Şiirsel olarak aktardığım söyleniyor; umarım doğrudur.

7. Beğendiğiniz ve kitaplarını okuduğunuz bir yazar var mı?

Türk Edebiyatı genel olarak ilgimi çeker. Halide Edip Adıvar’ın eserlerini okumayı tamamlamayı umuyorum; okuduğum kitapları oldukça etkilemiştir beni. Dünya Klasiklerini de dünya edebiyatının pirleri olanları özellikle okurum tanımak açısından. Sanırım saymakla bitiremeyeceğim. Aşırı tarihe boğulmuş kitaplar sıkıcı gelir sadece gerisini büyük bir titizlikle okurum.

8. peki yazarlarla görüşme imkânınız oldu mu? Bir araya geldiniz mi hiç?

İmza günlerini saymazsak artık sosyal medya platformlarının yaygın olduğu ve ulaşmanın bir nebze daha yakın olduğu bir dönemdeyiz. Arkadaş listem yazarlar ve şairler açısından gayet kabarık. Benim gibi çiçeği burnunda yazarlar ve şairlerle bir araya gelmeye tabii ki özen gösteririm.

9. Konularınızı nasıl seçiyorsunuz?

Mavinin Fecri için konuşacak olursak; herhangi bir konu seçimim yok. Hayatın içinde her şey var demiştim; kitabım içi de öyle sanırım.  Daha sonraki eserlerimde belli konulara ağırlık vermeyi düşünebilirim.

10. peki son olarak Buradan okurlarınıza seslenmek isteseniz ne derdiniz?

Dünya ve Türkiye edebiyatını tanımanın güzel ve iyi yolu eserleri okumaktan geçer. Tanımaya çalışmanızı öneririm. Her tarz ve her düşünceyi okumak gerek diye düşünüyorum. Her kitap yazarıyla sohbet etmektir ve onu tanımaktır; size vereceğini almak ve hayatınıza katkı sağlamasına izin vermektir.

Güzel bir dünya için; hür, adil, sevgi ve aşk dolu bir dünya yaratalım birlikte. Sözlerime katılırsanız ilham verelim birbirimize ve birbirimizi yüceltelim derim.

Şimdiden ilgi ve alakaları için teşekkür ediyorum sevgili okurlarımıza.