KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 05-01-2021 21:53   Güncelleme : 05-01-2021 21:53

Ege İnci'nin Yazar Tarık Torun İle Röportajı

Çeşitli üniversitelerin farklı bölümlerinde okumama rağmen önce Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim Fakültesi, Coğrafya Öğretmenliği bölümünü bitirdim

Ege İnci'nin Yazar Tarık Torun İle Röportajı

1.Kısaca Kendinizi tanıtır mısınız?

Bayburt’un Bayraktar köyünde (Baksı) doğdum (1965). İlköğrenimimi köyümde bitirdim. Ailemle birlikte Çorum’a göç ettik (1975). Ortaöğrenimi Çorum’da tamamladım. Çeşitli üniversitelerin farklı bölümlerinde okumama rağmen önce Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim Fakültesi, Coğrafya Öğretmenliği bölümünü bitirdim (1988)

1989 yılından itibaren birçok lisede coğrafya öğretmenliği yaptım. Bu arada Gazi Üniversitesi coğrafyada Master yaptım. Ayrıca Anadolu Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü de bitirdim. MEB, ÖYGM, EARGED ve YEĞİTEK’de uzman coğrafyacı olarak çalıştım. Halen MEB’de çalışmaktayım. Şiir, deneme, makale, roman, hikâye, araştırma-inceleme alanındaki çalışmalarım devam etmektedir. Çeşitli kuruluşlardan aldığım onlarca ödülüm bulunmaktadır.10’un üzerinde basılı eserim ve basılacak eserlerim bulunmaktadır.

 

2.Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?

Okuma yazma öğrendiğimden beri yazıyorum dersem mübalağa yapmamış olurum sanırım.

 

3.Yazmanızda en büyük etken nedir?

Ben okumayı çok seven bir yapıya sahibim. Çocukluğum köyde geçtiği için bizim oralarda (Bayburt) kışlar uzun olurdu. Uzun kış gecelerinde insanlar köy odalarına toplanır sohbet eder, masal anlatır, okuma yazma bilenler eski destanları, âşık hikâyelerini okurlardı. Biz çocuklar içinde buralara gidip bunları dinlemek bu kitapları okuyabilmek en büyük zevkimizdi. İlkokulda öğretmenizde şehirden getirebildiği kitapları bizlerle paylaşır bizim okumamızı teşvik ederdi. Bütün bu etkenler okuma aşkıyla birlikte bizde bu kitaplarda geçenleri biz nasıl yazabiliriz şeklinde düşünmeye teşvik etti. Kısaca bulunulan ortam vs. bizlerde okuma yazma arzusunu geliştirdi.

4.Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir?

Kişiden kişiye değişmekle beraber benim çektiğim en büyük zorluk modern kent yaşamının kargaşasının sizin tam konuya adapte olmanızı engellemesidir diyebilirim. Sakin ve dingin bırakmaması sizin bir konuya adapte olmanızı koparmasıdır.

5.Kitabınız daha çok hangi yaş gruplarında ilgi çekiyor?

Genelde ortaöğrenim düzeyindeki çocukların (11-18) okullarda öğrendikleri kazanımlarıma uygun biçimde yaşamdan alınan öykülerle değerler eğitimine vurgu yapılması şeklinde. Örneğim “AŞKIN KALBİ” isimli kitabımdaki öyküler tamamen ortaöğrenimdeki çocuklarımızın yaş seviyesine uygun biçimde kurgulanmıştır. Bu yüzden çeşitli eğitim kurumlarından da bu öyküler ödül almıştır.

6.Yazarken ilham aldığınız şey nedir? Bir kişi olabilir bir nesne olabilir. O ilham periniz size ne olunca geliyor.

Her en her yerde bir nesne, durum sizi uyarıp içinizdeki duygu ve düşüncelerinizi tetikleyebilir. Bu yüzden ben her zaman üzerimde mutlaka kâğıt kalem bulundururum. O anda bende uyanan bir duyguyu veya düşünceyi yazıya geçirmeye çalışırım sonra unutmayayım diye. Bu yazının üzerinde sonradan çalışma yaparak gerekli şekli veririm. H. Bergson’un deyimiyle “Sezgi”nin ne zaman geleceğini bilmediğiniz için hazırlıklı olmak durumdayız. Genelde yoğun duygu ve düşünce atmosferine girdiğimde adına ilham perisi veya ne derseniz deyin gelip beni bulur.

 

7.Beğendiğiniz ve kitaplarını okuduğunuz bir yazar var mı?

Bu sorunuzu şöyle açmakta sakınca olmaz sanırım. Türk ve Dünya edebiyatı ayrımı yaparsak daha uygun olur. Açıkçası hiçbir önyargı taşımadan klasik veya çağdaş olsun her yapıtı okumaya çalışırım zamanım nispetinde. Türk Edebiyatının klasiklerinden Yunus Emre, Mevlana vs yakınçağdan ise Necip Fazıl, Nazım Hikmet, Ömer Seyfettin vs okurum. Dünya edebiyatının klasiklerinden Şeyh Sadi, Edgar Ellan Poe, Tolstoy vs okurum. Kısaca imkânlarım ölçüsünde Batı ve Doğu Edebiyatının şaheserlerini okumaya çalışırım.

 

8.Peki yazarlarla görüşme imkânınız oldu mu? Bir araya geldiniz mi hiç?

Elbette görüşme imkânımız oldu. Ne yazık ki bu salgından dolayı yüz yüze değil ama sosyal medyadan görüştüğümüz yazar-şair pek çok arkadaşımız bulunmaktadır. Gerek okullarda imza günü gerekse kitap fuarlarında beraber olduğumuz çok yazar-şair arkadaşımız bulunmaktadır.

9.Konularınızı nasıl seçiyorsunuz?

Benim ana mesleğim eğitim öğretim özelliklede coğrafya öğretmeni olunca “Bir Dünya” konu var. Örneğin 2021’de hemen küresel kirlenmeyle ilgili “Son Buzul Tükenmeden” diye oturdum şiir yazdım. Kısaca ülkemizde ve dünyada konu bol yeter ki yazmasını bilelim efendim.

10.Peki son olarak buradan okurlarınıza seslenmek isteseniz ne derdiniz?

Bu salgın dönemini fırsata çevirmesini bilsinler. “Hayat Eve Sığar” diyoruz. O evin içine kitabı da sığdırsınlar. Hazır bu kadar çok zaman varken bol bol kitap okusunlar. İnşallah 2021’de bu salgın biter de biran önce okurlarımızla yüz yüze geliriz. Kitap fuarları aktif hale gelir. 2021’nın herkese huzur ve mutluluk getirmesini dilerim. Bana bu fırsatı verdiğiniz için ayrıca sizlere de çok teşekkür ederim.