GÜNCEL
Giriş Tarihi : 04-01-2021 19:14   Güncelleme : 04-01-2021 19:14

EGE İNCİ'NİN YAZAR ŞAİR MESUT SAV İLE RÖPORTAJI

Ben öğretmen-şair Mesut SAV. “Yalnız Adam” ve “Mevsim Sonbahar”şiir kitaplarının yazarıyım.Sakarya ili Kaynarca ilçesine bağlı Dudu Köyü’nde dünyaya geldim.

EGE İNCİ'NİN YAZAR ŞAİR MESUT SAV İLE RÖPORTAJI

1.Kısaca kendinizi anlatır mısınız?

Merhaba efendim.Böyle bir imkanı tanıdığınız için öncelikle sizlere teşekkür etmeyi bir borç bilirim.Ben öğretmen-şair Mesut SAV. “Yalnız Adam” ve “Mevsim Sonbahar”şiir kitaplarının yazarıyım.Sakarya ili Kaynarca ilçesine bağlı Dudu Köyü’nde dünyaya geldim.İlkokulu Birleştirilmiş sınıflı Dudu Köyü Zıngıllar Mahallesi’nde okudum.Ortaokul ve lise öğrenimimi Sakarya Arifiye Öğretmen Okulu’nda tamamladım.Ankara Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nden 1999 yılında mezun oldum.Ordu-Akkuş,Sakarya-Hendek gibi ülkemizin değişik yörelerinde çalışma imkanı buldum.Halen Ankara-Mamak’da öğretmenlik görevimi sürdürmekteyim.Evli ve bir çocuk babasıyım.

2.Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?

Çok küçük yaşlardan bu yana yazıyorum diyemeyeceğim.Yazmak kolay bir eylem değil.Belli bir bilgi birikimi ve hiç şüphesiz kelime hazinesi gerektiriyor.Ancak çocukluğumdan beri şiire ve müziğe karşı ilgim vardı. Büyüklerimden, radyodan ve televizyondan duyduğum özellikle türkü formatında olan eserleri okul defterlerime yada not defterlerime yazmayı çok seviyordum.Duygusal bir çocuktum.İç sesim sürekli konuşuyordu.Ancak bu sesi yazarak ortaya dökebileceğim konusunda doğrusu bir fikrim yoktu.

3. Yazmanızda en büyük etken nedir?

Yazmanın önemini ilk defa ortaokul yıllarında Türkçe dersinde anladım.Türkçe öğretmenimiz Halis Bey bir gezi yazısı yazma ödevi vermişti.Cuma günü son ders Türkçe dersi idi.Sınıf arkadaşlarımdan bazılarına yazdıklarını okuttu.Ancak bir çoğunun yazdığı olmamıştı.Güzel yazdığımı düşünüyordum,heyecanlıydım.Yüzüme yansımış olmalı ki öğretmenim fark etti ve “Sen güzel yazmış olabilirsin” dedi. Okuduğumda cebinden kara kaplı not defterini çıkardı.”Kaç vereyim, 60 iyi mi?” diyerek beni sınadı.Siz bilirsiniz öğretmenim dediğimde not defterinde artık 100 tam puanım vardı.Çocukluk işte o gün yatılı okuldan hafta sonu eve giderken kanatları olan bir kuştum. Yazmanın sihirli bir şey olduğunu o zaman hissetmiştim.Ancak yazmak için bilgi birikimi,duygu birikimi ve kelime hazinesi gerekiyordu.20’li yaşlarda çeşitli şiir yazma denemelerim oluyordu.Çok fazla yazmasam da yazıklarımı bir kenarda tutuyordum.Askerlik görevim için İstanbul-Sarıgazi’de olduğum yıllardı.Hafta sonu çarşı izninde Kadıköy’e gitmiştik. Kadıköy meydanda gençlerden oluşan büyük bir kalabalık sıra halinde bekliyorlardı.Niçin beklediklerini doğrusu merak etmiştik.Bir pop müziği sanatçısının geleceğini ve bu kalabalığın onun için burada bulunduğunu öğrendik.Doğrusu popüler kültür,popüler müzik hiçbir zaman ilgimi çekmemişti. Kadıköy postanesinin arka tarafında bir pasaj vardı.Oraya doğru yaklaştığımızda bir kitapçıda Yusuf HAYALOĞLU’nun imza günü olduğunu gördük.O kalabalık kitleden eser yoktu burada. Son derece sade sakin bir ortamdı.”Gözleri İntahar Mavi” şiir kitabını imzalı olarak yazarın elinden almak ve birlikte fotoğraf çekilme bahtiyarlığında bulundum.Eli elime,yüreği yüreğime dokunmuş olmalı ki yazma hevesim daha da arttı. 2010’lu yıllarda antoloji.com ile tanışmıştım.Ben de buraya üye olmalıydım ve yazdıklarımı burada paylaşmalıydım.Antoloji.com sitesi benim şiirlerimi yazdığım not defterim oldu.İlk denemelerimden son yazıklarıma kadar yazdıklarımı orada şiir severlerle paylaşıyorum.Yalanım yok kalitesiz şiirler de yazdım iyi olduğunu düşündüğüm şiirler de. Burası benim kendimi geliştirme evrenim.Günahı da benim sevabı da.

4. Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir peki?

Esasında yazarken hiçbir zorluk yaşamıyorum.Genel ağ teknolojilerindeki gelişmeler bilgiye ulaşımı son derece kolay hale getirdi.Elimizdeki akıllı telefonlar cebimizde taşıdığımız kütüphaneler haline geldi.Merak ve araştırma duygum her zaman yüksekti.Bilgiye kısa sürede ulaşmam yazmamı son derece kolaylaştırıyor.Yazarken sosyal medyayı da işlevsel olarak kullanıyorum.Oradan da edindiğim bilgilerin doğruluğunu teyit edip kullandığım oluyor.Gerek okuduğum kitaplardan,gerekse insana dair hikayelerden etkilenerek şiirler yazdığım oluyor.Her şairin kendine has bir yazma tarzı mutlaka vardır. Hece ölçüsü ile yazdığım şiirlerimi içimden gelen müzik melodilerinin üzerine yazıyorum.Enstrüman olmadan tıpkı bir beste yapar gibi. Genellikle telefonumun not defterine yazarım. İşin içinden çıkamadığım anlarda mutlaka kağıda yazar üzerinde düzetmeler yaparım.O anda yazamıyorsam,bitmiyorsa yada içime sinmemiş ise bir kenara bırakıyorum.Gündelik hayatta yapmam gereken işleri yapıyorum.Bir şiir gün içerisinde bitmemiş ise ertesi gün sabah kalkar kalkmaz üzerinde çalışıyorum ve mutlaka bitiriyorum.Çok uzun süre beklemek o şiirin olmayacağı anlamı taşıyor bende. İlham perileri sözüne çok inanan bir insan değilim.Kendimi stresten uzak ve ruhen özgür hissettiğim anlarda üzerinde çalışarak pekala şiirler yazabiliyorum.Yazdığım kadar üzerini karaladığım ve bu kelime buraya olmadı dediğim şiirler çok oluyor.Son derece sade ve anlaşılır bir kalemim olduğunu düşünüyorum.

5. Kitabınız daha çok hangi yaş gruplarında ilgi çekiyor?

Bu konuda yapılmış bir araştırma olmadığı için elimde böyle bir veri de yok maalesef.Ancak son derece sade ve anlaşılır yazıyorum.Yazdığım şiirleri anlamlandırmak ve hissetmek için entelektüel olmaya gerek yok.Okuduklarında lirik şiirlere çokça rastlayacaklardır. Kitabımın ön sözünde belirttiğim gibi “Bu kitabın içindeki duygu denizinde birlikte yol almaktan kıvaç duyacağım. Zira ben sizleri yazdım,gülerken ağlayan” demiştim.Şiir severler okuduklarında kendilerinden mutlaka bir parça bulacaklardır.

6. Yazarken ilham aldığınız şey nedir? Bir kişi olabilir bir nesne olabilir. O ilham periniz size ne olunca geliyor?

Aşk dünyadaki en ulvi kavramlardan birisi. Ancak aşkın kendisinden ziyade hep ayrılık tarafı ağır basıyor bende.İnsanların kavuşamama hallerini çok iyi empati yapabiliyorum.Hep hüzünlü ve buruk bir tarafım oldu.Kendimi tanımaya başladığım andan itibaren böyleydim.Aşkın ayrılık tarafı şiirlerimde olmazsa olmazım.İkinci olmazsa olmazım “yalnızlık” temasıdır.Kendi halinde yaşayan yalnız insanların sesi olmak istedim yazdıklarımda. Çevremde gördüğüm kişiler, kişilerin hikayeleri,nesneler,olaylar,tarihsel hikayeler,doğada gördüklerim ve en çok da okurken beni etkileyen kelimler şiirlerimin doğmasına sebep oluyor. İlgimi çeken bir kelime büyüyüp dizelere,dizeler şiirlere dönüşebiliyor.İlham perilerinin geldiği yok esasında,bu tamamen benim okumam,araştırmam,merak duymam ile ilgili.Bunlara hayal gücümü de eklediğimde şiirlerim ortaya çıkıyor. Esasında her konuda yazıyorum.Aşk,ayrılık,yaşlılık,ölüm,yoksulluk,insan hakları,adalet,toplumsal sorunlar gibi farklı kavramları barındıran şiirlerim vardır.

7. Beğendiğiniz ve kitaplarını okuduğunuz bir yazar var mı?

Yukarıdaki anımda da belirttiğim gibi Yusuf Hayaloğlu en sevdiğim şairlerdendir. Sabahattin Ali,Nazım Hikmet,Can Yücel,Ahmed Arif de etkilendiğim şairlerdir diyebilirim.Allah hepsine gani gani rahmet eylesin.Ancak doğrudan üstadlar gibi yazmaya çalışıyorum diyemem.Onlardan aldığım feyzi damıtarak kendime özgü yazmaya çalışıyorum. Ayrıca Halk şiirine ve halk müziğine karşı büyük  bir ilgim var.Bir nebze de olsa vatanıma ve kültürüme hizmet gibi bir derdim var benim.

8. Peki yazarlarla görüşme imkânınız oldu mu? Bir araya geldiniz mi hiç?

Sorduğunuz manada hiçbir yazar ile görüşme fırsatım olmadı.Kitap fuarı yada imza günü  gibi etkinliklerde okur olarak bulundum sadece.

9. Konularınızı nasıl seçiyorsunuz?

Farkındalığımın yüksek olduğunu düşünüyorum.Gördüğüm    olaylar,hikayeler,nesneler,gazetelerdeki makaleler,sosyal medyada gördüğün kısa şiirler,duvar yazıları,dinlediğim müziklerin şarkı sözleri,toplumsal ve tarihsel olaylar gibi konular ilgimi çekiyor.Buralardan edindiğim bir kelime yada bilgi daha önce de söylediğim gibi dizelere, şiirlere ve kitaba dönüşebiliyor.

10. Peki son olarak Buradan okurlarınıza seslenmek isteseniz ne derdiniz?

Hepsini en kalbi duygularımla selamlıyorum.Bilimin,adaletin,demokrasinin yanından hiçbir zaman uzaklaşmamalarını temenni ediyorum. Daha müreffeh günlere ulaşmak için başta kız çocuklarımız olmak üzere tüm çocuklarımızın iyi eğitim alması gerektiğinin bilincinde olmalarını ve bunun için  çabalamalarını diliyorum.Zira kitabımda da belirttiğim gibi”Hiçbir ülke insanlarını harcayacak kadar yoksul olamaz,”olmamalı.

Tanınmamış yazarlara böyle bir imkan sunduğunuz için sizlere de teşekkürü bir borç bilirim.Eksik olmayın lütfen.